Ali Ekber Doğan’a Destek İçin Ankara’da Basın Açıklamasına Çağrı

praksis logo w350Mersin Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi ve Kentleşme ve Çevre Bilimleri Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Ali Ekber Doğan hakkında Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz’ın Tarsus’taki uygulamalarını eleştirdiği için açılan davanın ilk duruşması 16 Eylül’de Mersin’de gerçekleşecektir. Doğan için hapis cezası ve buna bağlı olarak kamu haklarından men edilmesi talep edilmektedir. 15 Eylül’de Mersin’de akademide hak ihlalleri ile mücadele deneyimlerinin ve Doğan’ın dava sürecin ele alınacağı “Akademi Direniyor” sempozyumu düzenlenecektir.

Ankara’da, imza kampanyasının sonuçları, akademiden gelen destek mesajlarından oluşan videolar, sempozyuma ve dava sürecine verdiğimiz destek basınla paylaşılacak, ulusal basında bir duyarlılık yaratılmaya çalışılacaktır.

Bilimsel ve eleştirel değerlendirmelerin dava yoluyla susturulmasına, akademinin bu utanç davasıyla susturulmasına sessiz kalmayacağız. Üniversite özerkliği ve eleştirel düşünce üretimine yapılan saldırılara dur demek, susmadığımızı göstermek için herkesin duyarlılık göstererek basın açıklamasına katılmasını bekliyoruz.

Praksis Dergisi Yayın Kurulu

Yer: Mülkiyeliler Birliği, 2. Kat Sinevizyon Salonu
Tarih: 14 Eylül 2014
Saat: 11.00

İmza Kampanyası – Ali Ekber Doğan’ın Yanındayız

aedoganMersin Üniversitesi İİBF Kent ve Çevre Bilimleri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ali Ekber Doğan, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen sabık Tarsus Belediye Başkanının Tarsus’taki belediyeciliği üzerine yaptığı bilimsel gözlemlerle vardığı sonuçları, basınla paylaşmış, sabık başkanın Tarsus’ta “kentin tarihsel mirasına sahip çıkmayan”, “kentsel sosyal yaşamı törpüleyerek kamusallığı daraltan” belediyeciliğini eleştirerek bu tür bir belediyecilik anlayışının, Mersin’in kozmopolitik ve çoğulcu yapısını zedeleyeceğini vurgulamıştır.

Eleştirilen kişi sabık Tarsus Belediye Başkanı ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen bir siyasetçidir. Ali Ekber Doğan’ın eleştirisi bilimsel ve uyarısı, her demokratik ülkede seçilmiş bir belediye başkanının teşekkür etmesi gereken türden bir kent savunmasıdır.

Akademik özgürlük her şeyden önce, araştırma özgürlüğünü ve bu çerçevede temel bilgi yöntemlerini serbestçe kullanma hürriyetini, araştırma için gerekli araçlara ve koşullara sahip olma hakkını ve bilimsel üretme, bilgilendirme, öğrenme ve yayma hakkını içerir. Akademik özgürlük, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesi ile Anayasa’nın koruması altındadır.

AİHM Kararlarına göre, siyasetçilere yönelik eleştirilerin izin verilen sınırlarının özel kişilere nazaran daha geniş olduğu Avrupa ve Türkiye hukuk sisteminde yerleşmiş bir ilkedir. Bu ilkenin gerekçesi, siyasetçilerin, özel kişilerden farklı olarak, diğer siyasetçilerin, gazetecilerin ve halkın yakın denetimine açık olan, kamuoyuna mal olmuş kişiler haline gelmeyi bilerek tercih etmeleridir. Bir belediye başkanının icraatlarının eleştirilmesi, akademik ve bilimsel özgürlükle birlikte ifade özgürlüğü kapsamındadır.

Hiçbir hakaret içermeyen değerlendirme ve eleştirilerin hakaret olduğu savıyla hazırlanan iddianameyi kabul edilemez buluyoruz. Bu iddianamenin kabul edilerek davanın açılmış olması ise, bilimsel ve akademik özgürlük bakımından ifade özgürlüğü alanında gerçek bir skandaldır. Bu dava, asli görevi toplumsal/doğal hayatı eleştirel aklın süzgecinden geçirerek yorumlamak olan bilim insanlarının tümüne bir gözdağı niteliği taşımaktadır.

Bu iddianameyi ve davayı yalnızca bilimsel ve hukuki nedenlerle değil, ahlaken ve vicdanen de reddediyoruz.

Öncelikle YÖK’ü, Hükümeti, Adalet Bakanlığını ve HSYK’yı derhal göreve çağırıyor ve iddianame hakkında ihbarda bulunuyoruz: Doğan’a açılan dava yargılama başlamadan, kanun yararına bozma müessesi çalıştırılarak geri çekilmelidir! Yargılamanın kendisi de açık bir ifade özgürlüğü ihlali olacaktır!

Biz aşağıda imzası olanlar, 16 Eylül 2014’te Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek olan bu utanç davasında Ali Ekber Doğan’ı yalnız bırakmayarak, bilimsel ve akademik özgürlüğü, ifade özgürlüğünü savunmak için orada olacağımızı ve herkesi bu utanç davasında Ali Ekber Doğan’ı savunmaya çağırdığımızı kamuoyuna duyururuz.

İmza vermek için http://tinyurl.com/aedogan adresini ziyaret edebilirsiniz.

İmzacılar

34. Sayı – 21. Yüzyılda Direnişler

Kapak_34 rSayı Editörleri: Görkem Akgöz, Aylin Topal

Bu Sayıda
21. Yüzyılda Değişen Toplumsal Hareketler
Senem Atvur

Bu çalışma dünya sistemi İle toplumsal hareketlerdeki değişim arasındaki bağlantıya odaklanmaktadır. 19. yüzyıldan 21. yüzyıla kadar toplumsal hareketlerde üç dalganın ortaya çıktığı iddia edilmektedir. Toplumsal hareket dalgaları üretim ilişkilerindeki, mücadelenin katılımcıları, amaçları ve yöntemlerindeki tarihsel değişimlere göre sınıflandırılmıştır. Bu sınıflamada Immanuel Wallerstein’in dünya sistemi olarak adlandırdığı kapitalizmin ekonomik ve toplumsal ilişkilerde yarattığı dönüşüm de belirleyicidir. 21. yüzyılda, küreselleşme ile birlikte kapitalizmin küresel hakimiyeti de artmıştır. Bu süreçte toplumsal hareketlerinin özgünlükleri ve alternatif seçeneklere vurguları açığa çıkmıştır. Bu değişimle bağlantılı olarak 21. yüzyıl toplumsal hareketlerinin sistem karşıtı yönlerini güçlendirecek sınıfsal bir tabanda örgütlenip örgütlenemeyeceği tartışılacaktır. Çalışmanın iddiası, 21. yüzyıl toplumsal hareketlerin katılımcılarının proleter bilince kavuşması ve oluşturulan dayanışma ağının örgütlü bir yapıya dönüştürülmesi ile küresel sistem karşıtı bir mücadelenin yürütülebileceğidir.

Leo Panitch ile Mücadele Stratejileri Üzerine Söyleşi
Görkem Akgöz-Barış Karaağaç, Çeviren: Damla Keşkekci, Onurcan Ülker
21. Yüzyıl İsyan Hareketlerinin Tarihselliği: Neoliberal Çitleme Dalgası, Müşterekler ve Yeni Kamu Uzamı Çerçevesinde Bir Değerlendirme
Ali Ekber Doğan

Bu makalede Aralık 2010’dan bu yana Tunus’tan Tahrir’e ve Occupy Wall Street’e, Puerta Del Sol’dan Takslm’e, oradan Sao Paulo’ya, Sofya’ya ve Saraybosna’ya dünyayı dolaşan İsyan hareketlerinin dünya-tarihsel önemi, müşterekler, (yeniden) müşterekleştirme ve yeni kamu uzamı tartışmaları çerçevesinde ele alınmaktadır. Yanıtı aranan temel soru ise bu süreçte açığa çıkan enerji, olanak ve birikimlerin kapitalizmden kurtuluşu sağlayacak siyasal devrimlerin yolunu döşemek için yeterli olup olmayacağıdır.

Brezilya’da Ekonomik Kalkınma, Toplumsal Değişim ve Siyasi Protestolar: İthal İkamecilikten 2013 Temmuz’una
Alfredo Saad-Filho, Çeviren: Ezgi Kaya
Jessé Souza ile Brezilya Direnişi Üzerine Söyleşi
Tamer Söyler, Çeviren: Tamer Söyler
Adam Hanieh ile Orta Doğu Ayaklanmalarının Ekonomi Politiği Üzerine Söyleşi
Görkem Akgöz-Aylin Topal, Çeviren: Mert Karabıyıkoğlu
Direnişin 20. Yıldönümünde EZLN: “Öteki Kampanya”nın Ardından Meksika Solu için Dersler
Esra Akgemci

Zapatistaların “Öteki Kampanya”sı, Latin Amerika’da son dönemde toplumsal hareketlerle sol partiler arasındaki ilişkinin önemini gösteren en önemli örneklerden biridir. Zapatistalar “Lacandon Ormanlarından Altıncı Deklarasyon”un ardından, Meksika’nın 2006 seçimlerini protesto ederek, seçim siyasetinin ötesinde “başka bir siyaset yapma biçimi” geliştirmek için “Öteki Kampanya”yı başlattılar. Zapatista Ulusal Kurtuluş Ordusu (EZLN/EjércitoZapatista de Liberación NacionalJ’nun bu girişimi aşağıdan yukarı örgütlenme biçimiyle alternatif bir sol program belirlemek ve yeni bir anayasa üzerine formül üretmek üzere geliştirilmiş yeni bir siyasi birlik arayışıydı. Ancak “Delege Sıfır” adıyla Meksika’yı baştan sona dolaşan Subcomandante Marcos, PRD (Demokratik Devrim Partisi) ve onun sosyalist adayı López Obrador’u o kadar sert bir retorikle eleştirdi ki, sonunda “Öteki Kampanya” PRD’nin seçim yenilgisinin esas sorumlusu haline geldi. Bu makale öncelikle EZLN’nin söz konusu seçim sürecinde oynadığı rolü incelemeyi, ardından EZLN-PRD ayrılığına yol açan temel nedenleri belirlemeyi amaçlamaktadır. Makalede öne sürülen düşünceye göre, Zapatistaların konumu solu iktidara taşıyıp taşımaması açısından değil, Meksika soluna ve daha genel olarak post-neoliberal dönemde Latin Amerika soluna içkin olan çelişkileri ortaya çıkarmış olması açısından önemlidir. Toplumsal hareketlerin bu süreçte oynadığı rol, seçim politikalarının ötesinde değerlendirilmeli ve Latin Amerika solunun çelişkileri bu süreçte toplumsal harekelerle sol partilerin kurduğu ilişkide aranmalıdır. Makale, “Öteki Kampanya”yla birlikte Zapatista hareketinde başlayan yeni dönemi bu açıdan incelemeyi ve EZLN’nin ortaya koyduğu direniş pratiğinin Meksika solunun geleceği açısından önemini göstermeyi amaçlamaktadır.

Dünyanın Atölyesinde Direniş Günlükleri: Çin Emek Hareketinin Dinamikleri
Görkem Dağdelen

Bu çalışmada Çin emek hareketinin dinamikleri Çin’in 1980 sonrası hızlı kapitalistleşmesi bağlamında İncelenmektedir. Kavramsal olarak çalışma Çin emek hareketinin pazarlık gücünün yapısal ve örgütsel kaynaklarını tartışmaya açmaktadır. Çin emek hareketinin direniş stratejilerini ne gibi yapısal faktörlerin etkilediği, özellikle proleterleşme ve yarı-proleterleşme tartışmaları bağlamında incelenecektir. Emek hareketinin örgütsel gücü ise bu gücün unsurları ve son yıllardaki kazanımları üzerinden değerlendirilecektir. Sonuç olarak, bu yazıda hem yapısal hem de örgütsel dinamiklerin Çin emek hareketine sermaye ve bürokratik yapılar karşısında son yıllarda elde ettiği kazanımların ötesinde olanaklar sunduğu iddia edilmektedir.

Kitap Tanıtımı
Dört Dağa Sığmayan Kent: Dersim Üzerine Ekonomi-Politik Yazılar
Ahmet Kerim Gültekin