MİLLİYETÇİLİK(LER) SEMPOZYUMUNUN ARDINDAN…






















Praksis Dergisi olarak uzun bir süredir planladığımız milliyetçilik üzerine ulusal bir sempozyum düzenleme
projesini, 12-13 Mayıs 2007 tarihinde Sosyal Araştırmalar Vakfı ile birlikte İstanbul’da hayata geçirmeyi
başardık. Sempozyum düzenleme süreci boyunca her zaman yanımızda olan Sosyal Araştırmalar Vakfı’ndaki
dostlarımıza teşekkür ediyoruz.

Praksis Dergisi ekibi bundan yedi sene önce Türkiye’deki düşünce alanına tarihsel materyalist bir
perspektiften katkı ve müdahale yapmak üzere yola koyulmuştu. Şimdiye kadar bu amacımızı akademik dergi
yayıncılığı üzerinden gerçekleştirmeye çalışmıştık. Öte yandan, dergimiz yıllar içerisinde sabit bir okuyucu
kitlesine, oturmuş bir kurumsallığa ve akademi alanı içerisinde belirgin bir kimliğe kavuştukça faaliyetlerimizi
sayı çıkarmanın dışına da taşırma beklentisi hem bizde hem de okuyucularımızda özellikle son yıllarda
güçlenmişti. Düzenlediğimiz sempozyum bu beklentiyi karşılamaya dönük ilk etkinlik oldu.

İki günlük sempozyum boyunca neredeyse her oturumda 100 kişilik salonun dolmuş olması, panellerin bir
çoğunun son derece üretken tartışmalarla noktalanması ve sempozyum sonrasında aldığımız olumlu tepkiler
Praksis’in etkinliklerini çeşitlendirmeye devam etmesi yönünde mesaj veriyordu. Diyebiliriz ki acemisi
olduğumuz bir işin altından hep birlikte başarıyla kalktık.

Bir sempozyum düzenleme fikri ilk kez bundan iki yıl önceki genel kurul toplantısında gündeme geldiğinde
konuyu belirlemekte zorlandığımız pek söylenmez. Zira, o dönemler Anadolu’nun çeşitli yerlerinde toplumsal
muhalefetin çeşitli unsurlarına yönelik linç girişimleri ‘milliyetçi refleks’ olarak sunulup kamuoyunda
meşrulaştırılmaya çalışılıyor, medyada ve gündelik hayatın çeşitli görünümlerinde artık büyük bir pervasızlıkla
sergilenen ırkçı/faşist nefret dalgası ‘milliyetçi duyarlılık’ olarak aklanmaya çalışılıyor, ülkenin acılı ve yoksul
coğrafyasından büyük kentlere göç etmiş Kürt yoksullarını ve emekçilerini ‘istilacı’ olarak gören kimi ırkçı
dergiler/çevreler kendilerini ‘milliyetçi sol’ ilan etmekte bir beis görmüyorlardı. Tüm bu görüntülerin arasında
sempozyumumuzun konusunu ‘Milliyetçilikler’ olarak belirlemek hiç de zor değildi.

Biz sempozyumu düzenleme kararını aldıktan yedi ay sonra Hrant Dink’in alçakça katledilmesiyle sarsıldık.
Devlet yetkilileri katillerin bu alçaklığı ‘milliyetçi duygularla’ işlediğini söylüyorlardı.

Sempozyum artık her zamankinden daha önemliydi.  

Böyle bir dönemde biz Türkiye solcuları için, başlığı ‘milliyetçilik’ olarak belirlemek ne kadar kolaysa
‘milliyetçiliği’ layıkıyla tartışma işi de o kadar zordu aslında. Zira milliyetçilik mevzuunda Marksist teorik
birikimin göreli yetersizliği gibi kadim ‘evrensel’ soruna ek olarak ülkemizde birkaç örnek  dışında
milliyetçiliğin ideolojik ağırlığını hakkıyla değerlendirecek (ya da hakkından gelecek!) düşünsel/teorik bir
birikimin yaratılamamış olması sempozyumun alacağı mesafeyi daha en baştan sınırlıyordu. Bir de bu alanda
sosyalistlerin bıraktığı boşluğun, milliyetçiliğin ideolojik ağırlığının esas kökenlerini Türkiye’deki  ‘otoriter
devlet geleneğine’ indirgeyen ve bu çerçevede de milliyetçiliğin panzehiri olarak liberal demokrasiyi
önümüze koyan liberal anlayışlar tarafından doldurulmuş olması sempozyum katılımcılarımızdan birinin de
ifade ettiği gibi maça daha baştan 1-0 yenik başlamamıza neden oluyordu. Gerçekten de Türkiye solcuları
milliyetçilikle boğuştuğu veya bulaştığı oranda onu ‘düşünmüş’ olsaydı sempozyumumuz bu sınırlılıklarla
karşılaşmayabilirdi.

Öte yandan zaten sempozyumumuzu gerekli ve anlamlı kılan da bu sınırlılıkları aşma gereği ve gayretiydi.  

Tüm bu ‘tarihsel’ zorluklara rağmen sempozyumumuz içerdiği pek çok önemli tebliğ ve vesile olduğu
derinlikli tartışmalarla geleceğe dair umut ve mesaj verdi. Günümüzün Egemen Milliyetçilik Kuramları ve
Eleştirileri başlığını taşıyan oturumda hem genel olarak milliyetçilik ve ırkçılığın hem de özel olarak Türk
milliyetçiliğinin mantığına dair açılımlar sunuldu. Üretim İlişkileri, Göç ve Milliyetçilik konulu oturumda ise
milliyetçiliğin gündelik hayattaki yansımaları Türkiye ve Almanya’dan örneklerle tarihsel ve ekonomi-politik bir
bağlama oturtulmaya çalışıldı. Kemalizm ve Milliyetçilik başlığı altında Türkiye’de Kemalizmin milliyetçilikle
düşünsel akrabalıklarının yanı sıra Erken cumhuriyet dönemindeki milliyetçi uygulamaların temel mantığı
deşifre edilmeye çalışıldı. Dünden Bugüne Kürt Meselesi başlıklı oturumda Kürt sorununun
toplumsal/tarihsel/düşünsel kökenlerinin yanı sıra Kürt hareketinin güncel siyasi pozisyonu mercek altına
alındı ve konu itibariyle tebliğ sunumlarının ardından konu uzun süre izleyicilerin de katkılarıyla konferans
salonunda tartışılmaya devam etti. Tüm bu tartışma süreci Türkiye solcularının bu mesele üzerinde daha ciddi
ve derinlikli bir şekilde düşünmeye ihtiyacı olduğunu açığa çıkardı. İkinci günün sabahındaki Faşizm Üzerine
Tartışmalar başlıklı oturumda dünyadaki belli başlı faşizm örnekleri tarihsel-karşılaştırmalı bir çerçeveye
oturtuldu ve ilk günkü daha somut tartışmalar bu çerçeve içinde daha genel ve soyut bir düzleme kavuştu.
Bunun arkasından gerçekleşen Ulusal Sorun ve Marksizm başlıklı panelde Marksizm içi kadim bir tartışma
başlığı olarak ‘ulusal sorun’ meselesi bu kez uluslararası güncel gelişmeler ışığında yeniden değerlendirildi.
Anti-emperyalizm, Enternasyonalizm ve Milliyetçilik  başlıklı son panelde ise özellikle Latin Amerika’daki
gelişmeler de göz önüne alınarak milliyetçilik girdabına kapılmadan emperyalist saldırganlığa karşı nasıl
mücadele edilmesi gerektiği masaya yatırıldı.

Bu iki günlük yoğun süreç Türkiye sosyalistlerinin milliyetçilik, faşizm ve ırkçılık karşısında sadece alarm
durumuna geçmenin ötesine giderek onun toplumsal kökenleri üzerinde ciddi şekilde düşünebildiğini,
düşünmesi gerektiğini gösterdi. Sempozyum bu açıdan beklentilerimizin üzerinde başarılı ürünler verdi.
Sempozyumun hazırlanmasında emeği geçen tüm arkadaşlarımıza, her zaman yan yana durmaktan gurur
duyduğumuz Sosyal Araştırmalar Vakfı yetkililerine, iki gün boyunca konferans salonunu hiçbir zaman boş
bırakmayan katılımcılara ve sempozyumu düzenlediğimiz İTÜ Maçka sosyal tesislerinde görevli tüm
emekçilere teşekkürü bir borç biliyoruz.

Sempozyum programı aşağıdaki gibiydi:

Açılış Konuşması ve Tanışma:  9.30 – 10.00

1. Oturum: Günümüzün Egemen Milliyetçilik Kuramları ve Eleştirileri
10:00 – 11.30

Ersin Vedat Elgür
– Makul Milliyetçilik Söylemi ve Gizlenen Muhafazakarlık

Görkem Dağdelen
– Irkçı İdeolojilerin Yeni Formlarını Anlamaya Çalışmak

Hakan Mertcan-Heval Bozbay
– Eti Türkleri ve Nusayrilerin Asimilasyonu

G. Gürkan Öztan
– Türk Milliyetçiliğinin Kimlik İnşasında Militarist Kodlar

2. Oturum: Üretim İlişkileri, Göç ve Irkçılık
11.45 – 13.15

Mim Sertaç Tümtaş
– Zorunlu Göç ve Artan Milliyetçilik Mersin Örneği

Cenk Saraçoğlu
– "Tanıyarak Dışlama": Türkiye Metropollerinde Milliyetçiliğin Yeni Boyutu

Murat Altun
– Ekonomi, Kültür ve Göç: Neoliberalizm Etnografisi

Emre Arslan
– Uluslararası Göç, Üretim İlişkileri ve Irkçılık

ÖĞLE ARASI: 13.15 – 14.15

3. Oturum: Kemalizm ve Milliyetçilik
14.15 – 15.45

Gökhan Atılgan
– Kemalizm ile Marksizm Arasında Geleneksel Aydınlar

Yasemin Özgün Çakar
– Kadro- Forum- Yön Çizgisinden Bugüne Milliyetçi Söylemin Tarihsel Materyalist Açıdan Çözümlenmesi

Ecehan Balta
– Türkiye Solunda Milliyetçilik: Üç Kaynak Üç Dönemeç

Şükrü Aslan
– İskan Politikaları ve Milliyetçilik

4. Oturum: Dünden Bugüne Kürt Meselesi
16.00 – 17.30

Delal Aydın
– Marshall Planı, Tarımda Makineleşme ve Kürt Milliyetçiliği

İlker Cörüt
– Ütopya ile Reel Politika Arasında Kürt Hareketi

Şiar Rişvanoğlu
– Marksizmin Adaleti: Ezilen Ulus Milliyetçiliğinin Meşruiyeti

Julide Karakoç
- Tarık Ziya Ekinci'nin Hayatı ve Kürt Meselesi


2. GÜN
13 MAYIS PAZAR

1. Oturum/Panel: Faşizm Üzerine Tartışmalar
10.00 – 11.30

Ali Rıza Tura
– Faşizm ve Diktatörlük

Emre Arslan
– Faşizm ve Ulus Mitosu

Mehmet Okyayuz
–  Tarihten Bugüne Faşizm

2. Oturum/Panel :Ulusal Sorun ve Marksizm
11.45 – 13.15

Kenan Kalyon
– Bir Çağ Dönümünün Eşiğinde Ulusal Sorun

Sungur Savran
– Globalizm, Milliyetçilik ve Enternasyonalizm

Metin Çulhaoğlu
– Tarihsel Süreç İçerisinde Milliyetçiliğin Ortaya Çıkışı, Bürünümleri ve Günümüzde Aldığı Biçimler

Nail Satlıgan
– Marksizmde Ulus Sorunu: Bir Mirasın İki Yüzü

ÖĞLE ARASI
13.15 – 14.15

3. Oturum/Panel: Anti-Emperyalizm, Enternasyonalizm ve Milliyetçilik
14.15- 15.45

Mustafa Bayram Mısır
–  Anti-Emperyalist Siyaset için Ulus-Devlet bir Olanak mı?

Mehmet Türkay
– Kapitalist Gelişme: "Ulusallık" Nereye Kadar?

Masis Kürkçügil
– Enternasyonalizm: Dün ve Bugün

Neşe Özgen
– Vatan, Sınır ve Zihnimizdeki Haritalar