Gelecek Sayılar

17-18. Sayılar: Tarih Yazımı
Marksizmin temel yapıtaşlarından birini oluşturan tarih, postyapısalcılığınn ve  postmodernizmin entelektüel yaşama
egemen olmasıyla birlikte ya toptan rafa kaldırılmış ya da mikro ölçekli popüler tarih çalışmaları alanına
hapsedilmiştir. Böyle bir bağlamda tarihyazımı alanına yapılacak bir müdahale sosyal bilimlerde tarihsel materyalist
bakış açısının savunulması açısından anlamlı olacaktır. Bunun yanında, Türkiye özgüllüğünde “tarih bilimi”nin sağ
ve sol liberal akademianın tekelinde görülmesi de tarihyazımına tarihsel materyalizm cephesinden bir müdahale
yapılmasını daha da gerekli kılmaktadır. Bu sayıda, Marksizm ve tarihsel yöntem ilişkisi, Marksizmin tarih alanında
bugünkü sorunsalları, tarihyazımı ve siyaset arasındaki bağıntı, eski reel sosyalist ülkelerdeki tarihyazımı; tarih
felsefesi; yapısalcılık ve postyapısalcılığın tarih karşısındaki konumlanışı ve benzeri konuları ele almayı planlıyor,
Annales Okulu'nun, İngiliz Marksist tarihçilerinin, Maduniyet Çalışmaları'nın, Walter Benjamin, Ellen Meiksins Wood,
Perry Anderson gibi yazarların tarihyazımı alanına yaptıkları katkıların  eleştirel bir şekilde incelenmesini amaçlıyor,
gerek Osmanlı-Türkiye tarihi gerekse başka ölçeklerdeki alanlara ilişkin mevcut literatürün yine eleştirel bir şekilde
değerlendirilmesini hedefliyoruz.

19. Sayı: Türkiye’de Sermaye: 1990’lardan Bugüne Temel Eğilimler ve Stratejiler
Bu sayıda, 1990’lardan günümüze Türkiye’de sermaye birikim sürecindeki gelişme ve değişimleri, sermaye sınıfının
geçirdiği dönüşümlere yoğunlaşarak ele almayı planlıyoruz. Türkiye’de 1980’li yıllardan bu yana yaşanmakta olan
sermayenin uluslararasılaşması süreci içinde, sermayeyi temsil eden örgütler, bu örgütlerin değişen talepleri,
sermaye sınıfı içindeki çatışmalar, yerli-yabancı sermaye tartışmaları ve uluslararasılaşmanın yoğun yaşandığı
sektörlerde yaşanan dönüşümler bu amaçla değerlendirmek istediğimiz konular. Sermaye sınıfının, özelleştirmeler,
kamu yönetimi reformları, sosyal politika ve dış politika (Irak savaşı, İran Krizi, AB) gelişmeleri gibi ülkemizin
gündeminde olan sorunlara ilişkin tavrının irdelenmesinin de, Türkiye’de sermaye stratejilerinin anlaşılması
açısından önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu sayıda ayrıca, sermaye sınıfı sermaye-içi fraksiyonlar, sermaye birikim
stratejileri ve sermayenin uluslararasılaşması konuları üzerine kuramsal yazılara da yer vermek istiyoruz.
Katkılarınızı bekliyoruz.

20. Sayı: Milliyetçilikler: Irkçılık ve Faşizmin Güncelliği
İçinde bulunduğumuz süreçte, milliyetçilik ve ırkçılık kavramlarının hem Türkiye’de hem de dünyada giderek daha
önemli hale geldiğine tanık oluyoruz. Gerek gündelik hayatta artan milliyetçi ve ırkçı şiddet, gerekse siyasi
hareketlerin ve partilerin gün geçtikçe daha fazla milliyetçileşmeleri, konunun güncel önemini ortaya koyuyor.
Özellikle dikkat çeken bir nokta ise milliyetçiliğin ve ırkçılığın, solun pek çok kesiminde de önceki dönemlere göre
daha yoğun ve farklı biçimlerde tartışılmaya başlamış olması. Diğer taraftan, Batının liberal demokrasilerini de
kapsayan bir şekilde devletlerin otoriterleşme eğilimi içinde olduğu bir dönemdeyiz. Bu durum, hem güvenlik ve
terör gibi başlıkların ön plana çıkarılmasıyla hem de temsili demokrasinin kurumlarının yeni bürokratik aygıtlar ve
işleyişler yardımıyla etkisizleştirilmesi süreciyle bir arada gidiyor. Tüm bu gelişmeler ise, faşizmi yakıcı bir sorun
olarak gündemde tutma gereğine işaret etmekte. 2007 Baharında düzenleyeceğimiz bu sempozyumla milliyetçilik,
ırkçılık ve faşizm konularını pek çok yönüyle ele almayı ve Türkiye için güncellik arz eden bu sorunlara tarihsel
materyalist perspektiften açılımlar getirmeyi amaçlıyoruz. Sempozyumda temel olarak aşağıdaki altbaşlıklarla ilgili
konulara yer verilecektir: 1) Günümüzün Egemen Milliyetçilik Kuramlari ve Eleştirileri; 2) Faşizm ve Neofaşizm; 3)
Üretim İlişkileri, İdeoloji ve Irkçılık; 4) Ulus Sorunu ve Marksizm; 5) Antiemperyalizm, Enternasyonalizm ve
Milliyetçilik; 6) Türkiye Solu, Kemalizm ve Milliyetçilik; 7) Dünden Bugüne Kürt Meselesi. Bu sempozyumda yer
alacak bildirilerden yapılacak bir seçki daha sonra Praksis’in ayrı bir sayısı olarak yayımlanacaktır.

21. Sayı:  Maddeci bir feminizm için / Kapitalizm yeniden yapılanırken feminizm
Erkeklerin kadınlar üzerindeki tahakkümü maddi temellere dayanan ve ideolojik, kültürel uzantıları olan –patriarka
kavramında kendi ifadesini bulan- bir egemenlik biçimi. Bu sayımızla, Marksist analizin araçları ve olanaklarını
kullanarak toplumsal cinsiyet ilişkileri alanında maddeci ve diyalektik kavrayışı derinleştirmeyi ve patriarkanın
maddeci ve diyalektik bir yöntemle analizine ilişkin bir çerçeve oluşturmayı hedefliyoruz. Bu amaçla patriarkanın
tarihsel kökenlerine, sınıf ile toplumsal cinsiyet arasındaki ilişkiye, ev içi emeğe odaklanacağız. Bu ilişkilerin
ekonomik, toplumsal ve politik düzeylerdeki oluşum süreçlerini ve yapısal boyutlarını inceleyeceğiz. Ayrıca aile,
kadınlar arası farklılıklar, aşk, şiddet, heteroseksüellik /eşcinsellik, erkeklerin erkeklik algısı, feminist ütopyalar,
Türkiye sosyalist hareketi ve feminizm (ya da kadınlar) ilişkisi değinmeyi düşündüğümüz konuları oluşturuyor.

22. Sayı:  1980 Sonrası Türkiye’de Sol Düşünce
Türkiye’de 1980 sonrası sol, darbenin en önemli etkilerinden birini düşünce alanında aldı. Sivil toplumculuk ve sol
liberalizm, sol düşünce içinde ana akım olma yolunda ilerledi. Eski tartışmalar rafa kaldırıldı, basta 'sivil toplum'
olmak üzere kimi kavramlar, görünüşte yeni bir içerik ve anlamla fetişleştirildi, liberal tonlarla tartışmaların
merkezine oturtuldu. Buna karşın özellikle 1980’lerin ortalarından itibaren Marksistlerin de önemli katkıları ve
tartışmaları oldu. Çeviriler hem nicelik hem de nitelik olarak arttı, örneğin Grundrisse ve bir çok başka önemli metin
çevrildi.  Sol dergilerde önemli ve canlı tartışmalar yapıldı. Biz de bu sayıda daha önce 6. sayımızda yaptığımızdan
farklı biçimde genel olarak Türkiye’de sosyalizmin düşünsel kaynaklarını değil de 1980 sonrası sol düşünceye etki
eden faktörleri, 1970’li yıllardan günümüze kalan konuları, 1980 sonrası sol düşüncenin başlıca tartışma alanlarını,
önemli kavramların ve figürlerin tarihi gelişimlerini incelemek istiyoruz.  Bunu yaparken de Türkiye üzerine
odaklanarak ve Marksizm dışındaki akımlara da yer vererek eleştirel bir envanter çıkarmayı amaçlıyoruz.

23. Sayı: Ortadoğuda Kapitalizm, Devlet ve Sınıflar
Ortadoğu üzerine akademik çalışmalar başından beri ABD hegemonyası altında gelişmiştir. 11 Eylül sonrası
dönemde özellikle ABD’nin Irak’ı işgaliyle birlikte Ortadoğuya ilişkin çalışmalar sayıca hızla artmış, ancak bu
çalışmalar hem ilgi alanları hem de içerikleri açısından daha da büyük ölçüde ABD hegemonyası altında
biçimlenmiştir. Söz konusu hegemonyanın önemli bir etkisi, Ortadoğu çalışmalarında jeopolitik boyutun hep ön
planda olmasıdır. Öte yandan sözkonusu hegemonyayı sorgulayan çalışmalar da eleştirel bir yaklaşımla da olsa
aynı temalara odaklanmış; savaş, emperyalizm, petrol ve enerji kaynaklarının bölüşümü, ABD’nin bölgeye yönelik
jeopolitik stratejileri gibi temaları öne çıkarmıştır. İçinde bulunduğumuz konjonktürde bu temaların canalıcı bir
öneme sahip olduğu kuşkusuzdur. Ancak jeopolitik boyut üzerindeki bu tek yanlı vurgu, bölge ülkelerinin kendi
tarihsel-toplumsal yapılarının ve içsel güç ilişkilerinin anlaşılmasına engel olmaktadır. Bu nedenle bu sayıda
Ortadoğu çalışmalarında çok daha az işlenmiş olan içsel toplumsal-sınıfsal dinamikler üzerinde durmak istiyoruz. Bu
bağlamda özellikle ele almak istediğimiz konular şunlar: Karşılaştırmalı bir perspektifle Ortadoğu ülkelerinde
kapitalizmin gelişim ve dönüşüm dinamikleri; devlet-sınıf ilişkilerinin evrimi; sermaye birikimi ve sınıf mücadeleleri;
neoliberal politikalar ve devletin yeniden yapılanması; egemen sınıfların tarihsel gelişimi ve küresel kapitalizmle
eklemlenme biçimleri; işçi sınıflarının oluşumu ve dönüşümü; tarımda mülkiyet ilişkileri ve köylülük; egemen ve
muhalif ideolojik yapılanmalarda dinsel ve ulusal motiflerin değişen biçimleri; toplumsal muhalefet hareketleri ve sol
örgütlenmeler. Bu tabloda Türkiye kapitalizminin Ortadoğu’yla eklemlenme biçimlerini anlamak da bir başka
öncelikli amacımız. Özellikle son dönemde Büyük Ortadoğu Projesi ile gündeme gelen gelişmeler ve Türkiye
sermayesinin Ortadoğu’daki yeni yönelimleri, bu bağlamda üzerinde durmak istediğimiz konular arasında.
Katkılarınızı bekliyoruz.

24. Sayı: Günümüz Kapitalizminin Zamanında Mekanlar:
             Kırda ve Kentte Değişimin Yönü ve Dinamikleri

Son yıllarda dünyada ve Türkiye’de kırsal ve kentsel alanlarda yaşanan önemli değişimler büyük oranda kır ve kent
ayrımı üzerinden ele alındı. Bu iki sosyo-mekansal birimi günümüzde zamansal ve mekansal anlamda yakınlaştıran,
bütünleştiren dinamikler bütünlüklü bir yaklaşım içerisinde ele alınmadı. Bu sayımızda, 2. sayımızda ele aldığımız
kent ve kapitalizm ilişkisini tarımdaki dönüşümlerle de ilişkilendirerek anlamaya çalışacağız. Bu çerçevede 24.
sayıda, neo-liberal politikalar ve sermayenin uluslararasılaşma stratejisinin etkisiyle ne tür yerelleşme ve
bölgeselleşme eğilimlerinin açığa çıktığını, yerel kalkınma stratejilerini, bütün bunların kentsel alanları olduğu kadar,
kırsal ekonomik etkinlikleri, yaşam biçimlerini ve buralardaki toplumsal-sınıfsal ilişkileri nasıl etkilediğini, bir
dönüşümden söz edilip edilemeyeceğini tartışacağız. Bu kapsamda, kentsel dönüşüm projeleri başta olmak üzere
sermayenin kentleşmesinin yansımaları, tarımda uygulanan neo-liberal politikalar, kentsel ve kırsal işsizlik ve
yoksulluğun yeni biçimleri, bu politikaların kırdaki toplumsal yansımaları, kırsal yoksulluğun kentsel yoksulluğa
dönüşmesinde göç et(tiril)me biçimlerinin etkileri üzerine yapılan tartışmalar ve alan çalışmalarına kır-kent-
kapitalizm ilişkilerinin bütünsel analizi çerçevesinde yer vermeyi planlıyoruz.