Dünya Düzeninin Eleştirel Siyasal İktisadı: Bölgeler ve Deneyimler
-
Araştırma MakalesiÖz
Küresel finans krizine paralel olarak Avro krizi, aşırı-sağ partilerin yükselişi ve Brexitgibi tarihsel gelişmeler Avrupa çalışmaları içindeki kuramsal tartışmaları da etkiledi.Avrupa çalışmaları literatüründe anaakım tartışmalar krizi açıklamada yetersiz kalmış,eleştirel siyasi ekonomi yazını da bu literatür içinde ‘Avrupa şüpheciliği’ temelindemaalesef genelde dışlanmıştır. Halbuki ekonomi ve siyaseti birbirine içsel alanlar olarakkavramsallaştıran eleştirel siyasi ekonomi yazınının Avrupa çalışmaları literatüründendışlanması krize içkin nedenleri çözümlemek ve çözüm önerileri geliştirmek açısındanmevcut tartışmaları zayıflatmaktadır. Bu çalışma Avrupa entegrasyonunu açıklamayayönelik eleştirel siyasi ekonomi literatürü içindeki mevcut kuramsal yaklaşımları dörtkategoride inceler: Kapitalizmin Çeşitliliği Yazını, Düzenleme Okulu, Açık Marksizm veGramsci’ci Tarihsel Materyalizm. Eleştirel siyasi ekonomi yazını ana akım yaklaşımların krizeilişkin açıklamalarını nasıl değerlendirir? Avro krizini ve krize neden olan sosyo-ekonomikyapıyı ve çelişkilerini nasıl açıklar? Krize karşı ne gibi politikalar önerir? Çalışmada eleştirelsiyasi ekonomi yazınının özellikle Avrupa entegrasyonunu küresel bir yapı içinde analizetmesi, entegrasyonun kendiliğinden devam eden değil sınıf çatışması temelinde gelişenbir süreç olduğunun altını çizmesi ve mevcut güç ilişkilerinin sorunsallaştırması noktasındaliteratüre katkı yaptığı tartışılmaktadır.
-
Araştırma MakalesiÖz
Avrupa entegrasyonu sıklıkla demokratik normlar ve sosyal değerler üzerine kurulubir birlik olarak değerlendirilmektedir. Bu değerlendirmeler, Avrupa entegrasyonunailişkin bir tür rasyonaliteyi ifade etmektedir. Bu makale, Avrupa entegrasyonuna ilişkin burasyonaliteyi sorgulamayı, Avrupa entegrasyonunun bir sermaye projesi olarak oluşumunuve küreselleşme, entegrasyon ve genişleme ekseninde dönüşümünü tartışmaya açmayıhedeflemektedir. Makalede temel olarak, Avrupa entegrasyonunun niteliğine ilişkin çeşitliyaklaşımlar ortaya konulmakta, entegrasyonun bir sermaye projesi olarak Batı Avrupa’dabütünleşik bir kapitalizm yaratma girişimi olarak ortaya çıktığı saptaması yapılmaktadır.Bununla birlikte, Avrupa entegrasyonunun, projenin başlangıcından itibaren genişlemeiddiasında olmadığı, fakat sermayenin uluslararasılaşma, merkezileşme ve yoğunlaşmaeğilimlerine paralel bir biçimde küreselleşme-entegrasyon ilişkisi çerçevesinde genişlemeyeyöneldiği iddia edilmektedir.
-
Araştırma MakalesiÖz
Kapitalizmin neoliberal biçiminin küresel düzlemde egemenlik kazanarak Batı’nınhegemonyası altında yerküreyi biçimlendirdiği bir dünya düzeninde, alternatif bir stratejiekseninde kapitalistleşen ülkelerin ne tür bir etki yarattığı tartışma konusudur. Sermayeninuluslararasılaştığı bir süreçte bu etkinin anlaşılması, ilgili ülkelerin küresel kapitalistsisteme eklemlenme biçimlerine ve devlet yapılarına odaklanmayı zorunlu kılmaktadır.Bu çalışma, bahsi geçen sürecin bir uğrağı olan devletin uluslararasılaşması kavramınaodaklanarak uluslararası yapının belli bir kapitalist biçimin hegemonyasında olmasınıngeç kapitalistleşen ülkelerin kapitalizme geçiş sürecine etkisini incelemektedir. Teorikdüzeyde ortaya konulan tartışma, kapitalizmin Çin, Rusya ve İran’da aldığı biçimin analizive bu ülkelerin uluslararası kapitalist iş bölümündeki konumlarının ortaya konulmasıyladesteklenmektedir. Bu analiz ilgili toplumsal formasyonlar ekseninde ortaya çıkan yapınınküresel kapitalist sisteme tehdit yaratıp yaratmadığını da tartışmaya açmaktadır. Bu amaçlaçalışma, Çin, Rusya ve İran’daki iktisadi/ politik yapıların küresel kapitalist sistemin dayattığıyapılarla diyalektik ilişkisini inceleyerek alternatif bir dünya düzeninin kaynaklarının Avrasyaekseninde mevcut olup olmadığını ortaya koymaya çalışmaktadır.
-
Araştırma MakalesiÖz
Bu çalışma, Çin’in 2013 yılında başlatmış olduğu Tek Kuşak Tek Yol girişimini, Çin’in kapitalistdönüşümünün siyasal ve ekonomik dinamiklerini içerecek şekilde, kapitalist dünyasisteminin hegemonya döngüleri ile bağlantılı olarak analiz etmeyi amaçlamaktadır. Buamaçla Giovanni Arrighi ve Kojin Karatani’nin geliştirdiği hegemonya döngüsü tezlerikarşılaştırılmalı olarak işe koşulmuştur. Arrighi’nin açıklama modelini takip edersek,bu girişim, Çin merkezli daha eşitlikçi ve muhtemelen kapitalist olmayan olası yeni birhegemonya rejiminin öncülü olarak ele alınabilir. Karatani’nin tezinden yola çıkarsak isebu girişim, dünya tarihinin hegemonik bir devletin var olmadığı merkantilist-emperyalistaşamasına geçilmesinin bir belirtisi olarak görülebilir. Buna göre ABD merkezli, sermayeninuluslararası serbest hareketine ve ulus devletlerin siyasal egemenliğine dayalı hegemonyarejiminin pratik olarak ortadan kalkmış olduğu koşullarda, merkantilist ekonomi politikalarıve ulus-devletlerin bir araya gelerek oluşturdukları emperyal karaktere sahip bölgeselişbirlikleri ortaya çıkmaktadır. Çin’in Tek Kuşak Tek Yol girişimi de böylesi bir bölgesel siyasalbirliğin kurulmasına ve başta Çin sermayesi olmak üzere bu bölgesel birliğe katılan ülkelerinsermayelerinin birikimine ve kârlılığını sürdürmesine katkı yapmayı amaçlamaktadır. Baştadünya sisteminin merkez ülkeleri olmak üzere, tüm dünyada merkantilist-emperyalistpolitikalar yaygınlaşır ve bu karakterdeki siyasal hareketler iktidara gelirken, Çin de busistemik baskı karşısında kendi payına düşen rolü oynamaktadır. Sonuç olarak bu girişim,yeni bir hegemonya kurma çabasının değil, aksine bir hegemonyanın olmadığı ve yakınzamanda muhtemelen yenisinin kurulamayacağı bir dünya sistemine uyum sağlamaarayışının bir parçasıdır.
-
Araştırma MakalesiÖz
Çin 1970’lerin sonundan bu yana, üretici güçlerin gelişmesine yönelik aşırı bir tapınmatemelinde meşrulaştırılan, aşamalı fakat istikrarlı bir kapitalist yeniden-inşa sürecindengeçiyor. İhracat-merkezli büyüme stratejisi, 2008 krizine dek, sosyalizm-sonrası dönemin‘reformcu’ önderleri tarafından uygulamaya konulan Çin sermaye birikim modelininmerkezinde yer aldı. Ne var ki 2008’den sonra, Çin’de üretilen mallara yönelik küresel talebindüşmesi ve Çin’in ekonomik büyümesinin yavaşlaması, ÇKP’yi ‘reform ve dışa açılma’dangeri adım atmaksızın yeni bir yol izlemeye zorladı. O zamandan beri ÇKP’nin henüz1990’ların sonunda geliştirdiği ‘dışarı yönelme’ stratejisi, ‘Çin’e özgü’ sermaye birikimininomurgası hâline gelmiş durumda. Çin’in çektiği doğrudan yabancı yatırım miktarı hâlâmuazzam büyüklükte; ancak son yıllarda Çin, aynı zamanda dünyadaki ikinci büyük netsermaye ihracatçısına da dönüştü. Küresel Güney’in hammadde zengini ülkelerinde Çinetkisi gittikçe artıyor ve Çin, artık çok daha etkin bir dış politika izliyor. Bu güncel gelişmeler,Çin içinde ve dışındaki Marksist çevrelerde de, Çin’in devasa sermaye ihracının niteliğive Çin’in mevcut kapitalist-emperyalist dünya sistemi içindeki rolüne ilişkin tartışmalarıtetikliyor. Bu makalenin amacı da, Çin’in yoksul, tarıma-dayalı bir çevre ekonomisindenkapitalist (hatta kimilerine göre ‘emperyalist’) bir süper-güç konumuna ‘yükselmesi’nibaltalayabilecek yapısal sınırlılıkların bir tahlili ışığında, söz konusu tartışmalarda dilegetirilen farklı argümanların eleştirel bir değerlendirmesini sunmaktır.
-
Araştırma MakalesiÖz
Türkiye’nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika ile derinleştirdiği siyasi ve ekonomik ilişkiler, ana akımdüzlemde AKP’nin izlediği “proaktif” dış politika ile açıklanmaktadır. Söz konusu “proaktif”dış politikayı devleti sermaye-sermaye ve emek-sermaye çelişkilerinden soyutlayan veulusal ile uluslararası alanlar arasındaki görüntüdeki ayrımı özsel kabul eden anaakımyaklaşımların aksine bu makale, kuramsal çerçevesini Marksizm’den yararlanarak çizerekdevleti ve dış politikasını dünya kapitalist sistemindeki sınıfsal çelişkilere ve bu çelişkilerintarihselliğine içkin kavramsallaştırmaktadır. Bu bağlamda özellikle eşitsiz ve bileşik gelişmeyaklaşımından yararlanan makale, AKP dönemi Türkiye dış politikasını içsel ve yabancısermaye fraksiyonları arasındaki ekonomik rekabet ile emperyalist ve periferal devletlerarasındaki jeopolitik çekişmelerin kesişimine oturtmaktadır. Böylece, AKP’nin Ortadoğu veKuzey Afrika’da izlediği “proaktif” dış politikasını Türkiye, Batı ve Körfez ülkeleri arasındakiekonomik ve jeopolitik rekabet ile şekillenen ve söz konusu rekabeti yeniden üreten altemperyalizmin belirli bir toplumsal-tarihsel biçimi olduğunu savunmaktadır.
-
Araştırma MakalesiÖz
Türkiye’de bir mülteci ya da vatandaşlık statüsü olmadan yaşamlarını sürdürmeyeçalışan Suriyeli mültecilerin önemli bir kısmı yerleştikleri şehirlerde kayıt dışı emeksüreçlerine dâhil olmuş durumdadır. Bu durum, Türkiye’deki Suriyelilerin sadece mülteciya da sığınmacı değil aynı zamanda yerinden edilmiş geçici göçmen işçiler olarak daele alınmasını gerekmektedir. Bu sayede, Türkiye’deki Suriyeliler meselesini, mülteciçalışmaları literatürünün çerçevesiyle sınırlı kalarak ağırlıklı olarak mülteciler ile devletarasındaki hukuki bir ilişki temelinde inceleyen çalışmaların ötesine geçilebilir. Bu çalışma,mültecilerin devlet yanında sermaye sahipleri ve Türkiyeli işçiler ile girdikleri özgülilişkileri çözümlemeye olanak sağlayan bir bakış açısının geliştirilmesi amacıyla batılıkapitalist ve Ortadoğu’daki körfez ülkelerindeki göçmen emek istihdamının işleyişini vebunun sermaye sınıfı için anlamını çözümleme amacıyla da işler kılınan David Harvey’eait “mekansal ayar” (spatial fix) kavramına başvuracaktır. Makale, 2016-2018 yılları arasındaİzmir’de yapılan bir alan çalışmasının bulgularına dayanarak çeşitli sektörlerdeki sermayesahiplerinin ücretlerin daha da baskılanması ve emek süreçleri üzerindeki denetimindaha da artırılmasının önündeki “ulusal” engelleri Suriyeli mültecilerin kayıt dışı istihdamıvasıtasıyla nasıl aştığını “mekânsal ayar” kavramı çerçevesinde göstermeye çalışacak.
-
Kitap TanıtımıÖz
Akçay, Ü. (2013) “Sermayenin Uluslararasılaşması ve Devletin Dönüşümü: Teknokratik OtoriterizminYükselişi”, Praksis (30-31): 11-39.Callinicos, A. (2007) “Does Capitalism Need State System?”, Cambridge Review of InternationalAffairs (20) 4: 533-49.de Graaff N. ve B. Van Apeldoorn (2018) “US–China relations and the liberal world order: contendingelites, colliding visions? US–China relations and the liberal world order: contending elites,colliding visions?”, International Affairs 94 (1): 113–131.Hardt, M. ve T. Negri (2002) İmparatorluk, çev. A. Yılmaz, İstanbul: Ayrıntı (Orijinal basım: HarvardUniversity Press, 2000).Hymer, S. (1979) The Multinational Corporation: A Radical Approach, Cambridge: Cambridge Univ.Press.Mandel, E. (1967) “International Capitalism and Supranationality”, R. Miliband ve J. Saville (der.)Socialist Register: 27-41.Marx, K. ve F. Engels (2015) Komünist Manifesto, Almancadan çev. N. Satlıgan, Ankara: YordamKitap [3. Basım].Murray, R. (1971) “The Internationalization of Capital and Nation-State”, New Left Review (67): 84-109.Oğuz, Ş. (2006) “Sermayenin Uluslararasılaşması Sürecinde Mekânsal Farklılaşmalar ve DevletinDönüşümü”, D. Yılmaz vd. (der.), Kapitalizmi Anlamak, Ankara: Dipnot Yayınları, 147-212.Overbeek, H. ve B. Jessop (der.) (2018) Transnational Capital and Class Fractions, The AmsterdamSchool Perspective Reconsidered, Routledge.Panitch, L. (1999) “The Impoverishment of State Theory”, Socialism and Democracy, 13 (2): 19-35.Phillips, P. (2018) Giants: The Global Power Elite, New York: Seven Stories Press.Poulantzas, N. (1975) Classes in Contemporary Capitalism, Londra: New Left Books.Robinson, W. I. (2004) A Theory of Global Capitalism: Production, Class and State in a TransnationalWorld, The John Hopkins University Press: Baltimore ve London.Savran, S. (2006) “Lenin mi, Kautsky mi? ‘Yeni’ Emperyalizm Teorilerinin Lenin Reddiyesi Üzerine”,Devrimci Marksizm (1): 59-110.Shaw, M. (2000) Theory of the Global State: Globality as Unfinished Revolution, Cambridge UniversityPress.Şenalp, M. G. (2012) Ulusötesi Kapitalist Sınıf Oluşumu: Türkiye ve Koç Holding Örneği, İstanbul: SAV.Şenalp, M. G. ve Ö. Şenalp (2009) “Ulusötesi Kapitalizm: Sermayenin ve Devletin Ulusötesileşmesive Türkiye’de Ulusötesi Tarihsel Blok Oluşumu”, Praksis (19): 191-240.Tsoukalas, C. (2002), “Relative Autonomy and its Changing Forms,” S. Aronowitz ve P. BratsisParadigm Lost: State Theory Reconsidered (Minneapolis: University of Minnesota Press) içinde.Van der Pijl, K. (1998) Transnational Classes and International Relations, New York: Routledge.Van der Pijl, K. (2014 [2006]) Küresel Rekabetler: Soğuk Savaştan Irak’a, çev. K. Kurtul, Ankara: İmge.Warren B. (1971) “The Internationalization of Capital and Nation State: A Comment,” New LeftReview (1/68): 83-88.White, J. D. (2019) Marx in Russia: The Fate of a Doctrine, Bloomsbury Academic.Wissel, J. (2004) “Canavarı Adlandırmak: Nicos Poulantzas ve İmparatorluk”, Praksis (11): 83-96.Van Apeldoorn, B. ve N. de Graaff (2016) American Grand Strategy and Corporate Elite Networks: TheOpen Door since the end of the Cold War, Routledge: Londra ve New York.
