Apartheid Sonrası Güney Afrika: Kürt Sorununa Yanlış Model
Bu çalışmanın amacı, son yıllarda Kürt sorununun çözümü bağlamında sıklıkla gündeme gelen Güney Afrika'nın 1990'lı yıllarda yaşadığı geçiş dönemini, sermaye birikimi perspektifinden ele almaktır. Çalışma üç bölümden oluşuyor. Girişi takip eden ilk bölümde Güney Afrika'nın ırk ayrımcılığı ile iç içe geçmiş kapitalist gelişme sürecine değiniliyor. Çalışmanın ikinci bölümünde Güney Afrika'da apartheid sonrası dönemde kurulan sermaye hâkimiyetinin kaynakları ele alınıyor. Irk ayrımcılığının sermaye birikiminin tarihselliği bağlamında ortaya çıkan olumsallığı, ülkedeki sınıfsal yapının farklılaşması, Sovyetler Birliği'nin çözülüşü ve sermaye çevrelerinin Afrika Ulusal Kongresi (ANC) üzerinde uyguladığı ideolojik basınç bu başlık altında ele alınan konular. Çalışmanın üçüncü ve ana bölümünde ise Mandela'nın serbest bırakılışı, Kürt sorununa ilişkin tartışmalarda referans verilen 1993 anayasasının hazırlanış süreci, ilk demokratik seçimler, Yeniden İnşa ve Kalkınma Programı gibi gelişmelerin yaşandığı 1990 - 1994 dönemi ele alınıyor. Çalışmada, ülkede 1990'larda gerçekleşen "uzlaşmacı çözümün" sermaye hâkimiyeti ile sonuçlandığı ve bu durumun apartheid sonrası Güney Afrika'yı Kürt sorununun çözümünde bir model olmaktan çıkardığı argümanı dile getiriliyor.