Çevresel Finansallaşma ve Bağımlılığın Dönüşümü: Latin Amerika’dan Bir Görünüm
Vania Bambirra ve Ruy Mauro Marini gibi bağımlılık teorisyenlerinin temel anlayışlarından biri, bağımlılığın eşitsiz mübadelenin uluslararası ilişkiler olgusuyla sınırlı olmadığı, ancak çevredeki sınıf ilişkileri düzeyinde meydana geldiğidir. Çevresel finansallaşma literatürünün çoğu finansallaşmanın küresel eşitsiz kalkınmayı şiddetlendirdiğini vurgularken ana tartışma konusunun tam da küresel kapitalist kalkınmanın eşitsiz fakat birleşik doğası etrafında geliştiği bağımlılık teorisinin katkılarını dikkate almadı. Uluslararası Ekonomi Politiğin (IPE) çoğulculaşmasına ve dekolonizasyonuna katkı vererek çevresel finansallaşma ile siyasal ve sosyal etkilerini analiz etmek adına bağımlılık teorisini yeniden gözden geçiriyoruz. Brezilya ve Meksika vaka çalışmalarından faydalanarak, finansallaşan koşullar altında bağımlılığı yeniden inşa etmede Latin Amerika’nın “hakim olunan-hakim olan” yönetici sınıfları etkenini anlamaya çalışıyoruz. İki örnekte de, finansallaşma, bağımlı kapitalizmin temel özelliklerini—emeğin aşırı sömürüsünü— yeniden üretirken, güç, finansal ve ihracata yönelik yönetici sınıf fraksiyonlarına doğru geçiyor. Bu makale ise bağımlılığın önceki dönemlendirmelerini güncellemekte ve finansallaşmış bağımlılığı devlet-sınıf ilişkilerinin rolünde önemli değişiklikler gerektiren yeni bir bağımlılık aşaması olarak saptamaktadır.
Anahtar kelimeler: Bağımlılık Teorisi, Brezilya, finansallaşma, Latin Amerika, Meksika