“Köken”den “Tarih Tezi”ne: Engels ve Kıvılcımlı Sürekliliğinin İzinde
2021’de, ölümünün 50. yılında anılan Dr. Hikmet Kıvılcımlı’nın teorik çabasının odak noktalarından biri Tarih Tezi’dir. Kıvılcımlı, Friedrich Engels’in Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni (Köken) kitabına da ilham veren Lewis Henry Morgan’ın antropolojik çalışmalarından ve İbn Haldun’un tarih sosyolojisinden de yararlanarak kapsamlı bir tarih tezi üretmiştir. İkinci Enternasyonal’de hâkim olan üretici güçler ve altyapı-üstyapı kavrayışları, emperyalizmin zayıf halkası ve eşitsiz gelişim gibi temaları dışarıda bırakıyor, kapitalizmin üretici güçleri son kertesine dek geliştirmesini devrim için mutlak bir önkoşul olarak görüyordu. Bu teorik temel; politik olanın kendine özgü dinamiklerini görmezden geliyor, işçi sınıfına beklemeci ve iktidarı alma konusunda edilgen bir siyaset biçimini dayatıyordu. Sosyal demokrat işçi sınıfı hareketinin bölünmesine kadar giden tartışmaları tetikleyen bu tutum, devrim fırsatlarının kaçırılmasına ve gelişen faşizm karşısında işçi sınıfının yenilgiye uğramasına kolaylaştırmıştı. Kıvılcımlı, çağdaşları A. Gramsci ve G. Lukács gibi Marksizmin ekonomist yorumuna bir alternatif geliştirmeye, özellikle de komünist hareket açısından bir yıkıma yol açan 2. Enternasyonalci mekanik tarih ve ilerleme yorumlarını aşmaya çalıştı. Kıvılcımlı düşüncesinde de cisimleşen bu aşma çabasının en önemli teorik hamlelerinden bir tanesi ise üretici güçler kavramını, “insancıl üretici güçler” olarak çerçevelediği tarihgelenek- görenek ve kolektif aksiyon başlıkları altında genişletme çabasıdır. Tarih Tezi, bir yandan kapitalizmin gecikmiş bir biçimde geliştiği toplumlarda pre-kapitalist yapı, sınıf ve kurumların özgün kapitalist toplum yapısı üzerinde etkilerini anlamlandırma çabasını yansıtırken diğer yandan da yapıözne ikiliğine yaratıcı bir çözümleme ile katkı sunmaya çalışıyordu. Tarih Tezi’nin üretici güçler kavramını bu genişletme çabası, Murat Belge’nin bir eleştirisinde ortaya konduğu gibi kimi yazarlar tarafından Marksizm dışına taşan bir arayış olarak nitelenmiştir. Tarih Tezi’nin ana prensiplerinin aslında büyük oranda Engels tarafından Köken’de ortaya konan barbarlık ve gentilice sosyal yapının çözülüşü anlatısından beslendiği ise bu eleştiriler tarafından görmezden gelinmiştir. Engels’in devletin ve sınıflı toplumun doğuşu anlatısında, Köken kitabının “Barbarlık ve Uygarlık” başlığını taşıyan 9. Bölüm’ünde çizdiği çerçeve Tarih Tezi’nin teorik omurgasını belirler. Bu makalede, Engels’in 200. Doğum ve Kıvılcımlı’nın 50. Ölüm yıldönümlerinin iç içe geçtiği bu özel momentte Tarih Tezi kapsamında bu ikili arasındaki zihinsel alışverişin izi sürülerek Engels’in özelikle Köylüler Savaşı ve Köken eserlerinde ortaya koyduğu alternatif tarih okumasının Kıvılcımlı’nın en büyük ilham kaynağını oluşturduğu ortaya konacaktır.