Sağ Popülizm ve Faşizm Üzerine Yöntemsel Bir Tartışma: Küresel Örüntüler ve Ulusal Özgüllükleri Birlikte Anlamak
Bu makale 2008 ekonomik krizi sonrasında dünyanın çeşitli yerlerinde gün geçtikçe yaygınlık kazanan otoriter sağ hareket ve siyasal iktidarların mahiyetini ve bunların yükselişinin arkasındaki dinamikleri anlamaya yönelik yöntemsel ve kavramsal bir tartışma çerçevesi oluşturmayı amaçlıyor. Bu doğrultuda makale öncelikle "sağ popülizm" kavramını bu hareketlerin dünya ölçeğinde sergiledikleri birtakım örüntülerin ortaya konulması için işler kılıyor. Sonrasında ise "popülizm" kavramının bahsettiğimiz sağ yükselişin ülke ölçeğinde sergiledikleri kritik önemdeki özgüllüklerini ortaya sermede yetersiz kaldığı gerekçesiyle faşizm kavramının işlerliğini ve gerekliliğini vurguluyor. Faşizm bahsedilen hareket ve rejimleri hem geriye doğru onun arketipiyle hem de yatay olarak aynı süreçte ortaya çıkmış diğer hareket ve iktidarlarla karşılaştırmanın ve böylelikle de her birinin anlamlı özgül özelliklerini belirli bir soyutlama sistemi içerisinde ortaya koymanın aracı olabilir. Bunun yanında faşizm sağ popülist kategorisi altındaki hareketlerin ve iktidar pratiklerinin nereye doğru evrilebileceğini kestirmeyi sağlamak ve buna göre alınacak siyasal pozisyonu ve stratejiyi belirlemek açısından anlamlıdır. Makale, faşizmin ideolojik düzeyde iki ayrıksı özelliğini merkeze almanın günümüz sağ hareketlerini anlamada ve kıyaslamada kilit önemde olduğunu vurguluyor: eş-zamansızlık (non-contemporaneity) ve karşı-devrimci yıkıcılık. Bu özellikler temelinde makale sağ popülizm ve faşizm üzerine yaptığı çözümlemeyi günümüz Türkiyesine dair rejim tartışmalarına da yansıtmaya çalışıyor