“Sınıf Hizasızlanması” ve İlerici Neoliberalizme Karşı Popülist Stratejinin Güncel Bakiyesi
Türkiye’de özellikle mavi yakalı işçilerin sağ, muhafazakâr, milliyetçi siyasete eğilim göstermesi, eğitimli kesimlerin ise sol siyasi tutumlar alması alışılmadık bir tespit değildir. Sanayileşmiş Batı toplumlarında ise reformist işçi partileri ve kimi örneklerde komünist partiler emekçi kesimlerin desteğiyle büyümüştür. 1980’li yıllarla birlikte küresel kuzeydeki durum bu anlamda ülkemize benzemeye başlamıştır. 2008 Finansal Krizi sonrası sandığa giden emekçi seçmenin sağ popülist diye ifade edilen siyasal alternatifleri desteklediği buna karşılık eğitimli ve yüksek gelirli seçmenin de sol partilere itibar ettiği anlaşılmaktadır. Bu durum yazında genel olarak sınıf hizasızlığı (class dealignment) diye ifade ediliyor. Bu makalede sol popülist diye imlenen politik söylemin, özellikle Amerikan popülizminin, güncel eğilimlerin arkasındaki politik ekonominin analizinin üstünden atlayıp bir söylem stratejisi değişikliğiyle yeni bir anlatı kurarak bu sorunu gidermeye dönük stratejisini serimleyeceğiz. Bu stratejinin İkinci Enternasyonal partilerine ilgisi ve New Deal dönemi Demokrat Partiye olan yaklaşımıyla günümüz solu içinde sınıfı talileştiren eğilimlere ve özellikle ilerici neoliberalizme karşı ne ölçüde etkin olabileceğini tartışacağız.
Anahtar kelimeler: Amerikan popülizmi, ilerici neoliberalizm, işçicilik, neoliberal küreselleşme, Sınıf hizasızlanması