Liberalizm: Tarihte, Kuramda, Türkiye’de
-
DerlemeÖz
Düşünsel temelleri XVII. ve XVIII. yüzyıllara dayansa da, bir ideoloji ve siyasi hareket olarakliberalizm XIX. yüzyıl başında ortaya çıkmıştır. Liberalizm bu dönem boyunca esas olaraksiyasi bir akım olarak ortaya çıkmış, mutlak monarşiye karşı yenilikçi burjuvaların ve yenilikçisoyluların savunduğu bir siyasi hatta tekabül etmiştir. Yüzyıl boyunca parçalı bir nitelikgösteren liberalizmin bütünlüklü bir siyasi-iktisadi ideoloji haline gelmesi ve serbest ticaretsavunuculuğuyla özdeşleşmesi XIX. yüzyılın sonunda mümkün olmuştur. Bu yazıda XIX. yüzyılliberalizminin gelişimi siyasi ve toplumsal tarihle bağlantısı içinde incelenmekte; döneminliberal yazarlarının eserlerinin yanı sıra hatırat edebiyatı, basın ve mektuplardan da kaynakolarak yararlanılmaktadır. Çalışmanın bütününde, liberalizmin XIX. yüzyılın çeşitli uğraklarındaliberalizmin özgürlük kavramının karşılaştığı sınırların incelenmesi hedeflenmektedir.
Anahtar kelimeler: 19. Yüzyıl, avrupa ülkeleri, burjuvazi, demokrasi, liberal ekonomi, liberalizm, özgürlük, siyasal ideoloji -
DerlemeÖz
Bu makalede genel olarak Türkiye’deki tarihyazımı, özel olarak da klasik dönem Osmanlı tarihçili- ği üzerindeki Max Weber etkisi sorunsallaştırılacaktır. Liberal-muhafazakâr entelektüeller tarafındanyakın dönem Türkiye tarihini okumakta kullanılan Weberyen model, söz konusu entelektüellerlearalarında geniş politik mesafe bulunan Osmanlı tarihçileri tarafından da, partikülarist yaklaşımla- rını kamufle etmesi işleviyle İmparatorluğun klasik dönemini açıklamak için bir analiz aracı olarakkullanılır. Böylelikle de Osmanlı tarihçiliğinin kurucu özneleri tarafından, bu öznelerin bağlı olduklarıparadigmanın yıkılması gerektiğini vurgulayan liberal-muhafazakâr entelijansiyanın yakın dönemTürkiye tarihine yönelik okumasına, Osmanlı tarihinde uygun bir arka plan kazandırılır. Oysa hemyakın dönem Türkiye tarihine hem de klasik dönem Osmanlı tarihine ilişkin Weberyen model, esa- sında çarpık ve bağlamından kopartılmış bir Weber okumasının ürünüdür
Anahtar kelimeler: eleştirel yaklaşım, Halil inalcık, neoliberal muhafazakarlık, ömer lütfi barkan, osmanlı idari teşkilatı, politik güç, tarihçilik, türk tarihçileri -
DerlemeÖz
‘Devlet’ ve ‘piyasa’ o kadar suistimal edilen kavramlardır ki neredeyse analitik kategoriler olarakaçıklayıcı değerlerini yitirmişlerdir. Ayrıca sadece alternatif kapitalist gelişme stratejilerini değil, üzerindehegemonya stratejilerinin geliştirildiği rakip öncülleri de sembolize etmeye başlamışlardır. Neoliberalhegemonya döneminde, ana akım iktisadın kusurlarını telafi etmek için bir ‘devlet kuramı’na gereksi- nim duyulduğu belirtilmiştir. Bu çalışma, iktisat temelli bir siyaset kuramı geliştirme çabalarının etkinbir örneği olan rant kollama analizinin içerdiği kuramsal açmazları ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bubağlamda, sözleşme ilişkilerinin tarafsız garantörü olarak devlet kavramının, bir ‘zihinsel kurgu’dan ötebir şey olmadığı gerçeği vurgulanmaktadır. Bu ‘zihinsel kurgu’nun ele alınan olguların açıklanmasındapek de yardımcı olmadığı halde, tikel bir modelin varsayımlarına göre işleyen ‘rasyonel iktisadi insan’auygun koşulları sağlamada araçsal olduğu ileri sürülmektedir. Dolayısıyla, ampirisist epistemolojiler ve/ veya bireyselci temellere dayanan kuramlar temelinde açıklanması mümkün olmayan ‘kollektif eylem’iirdelemek için kavramsal kategorilere ihtiyaç olduğu belirtilmektedir.
Anahtar kelimeler: Devlet, ekonomik politikalar, ekonomik teoriler, finansal piyasalar, Ikinci en iyi, mülkiyet hakları, rant kollama analizi, siyasal ekonomi -
DerlemeÖz
Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP)’nin iktidara geldiği 2002’den bugüne gelen süreç, neoliberalpolitikaların Türkiye’de bir yeniden diriliş gösterdiği, yoksullaştırılan emekçi kesimler nezdindekiyıpranmışlığından kaynaklı tıkanıklıkların aşıldığı bir dönem oldu. 2000-2001 çifte krizinin etkilerininderinden hissedildiği bir ortamda kurulan AKP, 1990’ların ortalarına doğru şekillenmeye başlayanİslami tonlu muhafazakarlıkla neoliberalizmi birleştiren bir “Hegemonya Projesi”nin taşıyıcısı olmaiddiasıyla iktidara gelmişti. Arkasında, cemaat/tarikat sermayesini de kapsayan daha geniş bir burju- va kesimin yükselişinin bulunduğu bu hegemonya projesinin en önemli boyutlarını; İslami sermayekesiminin ve parti kadrolarının iktisadi ve siyasal alanlardaki gücünü büyütmek, neoliberalizminikinci dalga yapısal reformlarını tamamına erdirmek, Avrupa Birliği’ne üyelik, ABD’nin saldırgan poli- tikalarına destek vermek oluşturmaktadır. Yazıda AKP iktidarının ekonomi-politiği bir hegemonyaprojesinin ortaya konuluş, yürütülüş süreçleri çerçevesinde analiz edilmeye çalışılmıştır. Bu bağlam- da, 2000-2001 krizinin siyasal izdüşümleri, hegemonya projesinin arkasındaki sosyal-siyasal güçlerve dinamikler, projenin ekonomi-politik içeriği gibi konular çerçevesinde bir tartışma yürütülmüştür.
Anahtar kelimeler: akp iktidarı, ekonomik politikalar, hükümet politikaları, IMF, neoliberal muhafazakarlık, politik güç, siyasal ekonomi, yeniden yapılanma -
DerlemeÖz
Bu çalışma, neoliberal küreselleşme döneminde güvenliğin özelleştirilmesi olgusunu eleştirelbir açıdan ele almayı amaçlamaktadır. Kendini hâkim literatürün piyasayı güzelleyen ve devlet- toplum ikiliğini yeniden üreten anlatılarına karşı konumlandıran çalışma, kamusal olarak sağlanangüvenliğin, kapitalist devletin kendini “sınıf-tarafsız” bir iddia ile yeniden üretmesinin temel dola- yımlarından biri olduğunu ve güvenliğin özelleşmesi süreci ile bu dayanağın sarsıldığını savlamak- tadır. Bu bağlamda, Türkiye’de güvenliğin özelleştirilmesi sürecinde yaşanan özgül deneyim, dev- letin bu süreçte içine düştüğü meşruiyet-toplumsal denetim ikilemi bağlamında açıklanmakta ve2004’te çıkarılan yasanın, ilkel birikim sürecinde fiili olarak kurulan bir sektörün siyasal ve hukuksalolarak meşrulaştırılması niteliğini taşıdığı ileri sürülmektedir. Piyasa dolayımıyla sağlanan güvenlik,şiddetin sınıf temelinde örgütlenmesinin önünü açması itibariyle toplumsal-sınıfsal çelişkilerinidaresi bağlamında yeni tahakküm biçimlerinin işe koşulduğunu, ancak tam da bu yeni tekniklernedeniyle kapitalist devletin “sınıf-tarafsızlığı” iddiasının krizde olduğunu göstermektedir.
Anahtar kelimeler: eleştirel yaklaşım, güvenlik hizmetleri, neoliberal dönüşüm, özel güvenlik servisleri, özel sektör, şiddet tekeli, sınıf tarafsızlığı, Toplumsal meşruiyet -
DerlemeÖz
1945 sonrasında ağırlıklı olarak ulaşım, sulama, enerji ve liman gibi altyapı yatırımlarını Türkiye dev- letine verdiği kredilerle destekleyen Dünya Bankası, kredi yönlendirdiği Türkiye Sınaî Kalkınma Bankasıaracılığıyla da tüketim malları üretiminde yoğunlaşan sermaye gruplarını kredilendirmiştir. Türkiyedevleti ile yapılan tüm borç anlaşmalarında borcun hangi malların alımında kullanılacağı ve hangiülkelerden ithalat yapılacağı belirlenmiştir. Dünya Bankası’ndan alınan borçlar borç anlaşmalarınınkuralları gereği sadece Dünya Bankası’na üye erken kapitalistleşmiş ülkelerden mal ithalatı yapılma- sında kullanılmıştır. Bu durum, erken kapitalistleşmiş ülkelerin standartlaşan ve eskiyen teknolojisininTürkiye’ye taşınmasını kolaylaştırmıştır. Böylelikle Dünya Bankası hem Türkiye kapitalist sermaye biriki- mini desteklemiş ve dövize bağımlı tüketim malları üretimine yoğunlaşan sanayi burjuvazisinin oluş- masına katkı koymuş, hem de 1945 sonrasında Dünya Bankası’na üye erken kapitalistleşmiş ülkelerin(özellikle ABD’nin) teknoloji ihracatını ve yatırım olanaklarını arttırarak bu ülkelerin sermaye birikiminidesteklemiştir. Yaşanan süreç eşitsiz ve birleşik kapitalist gelişme ile sonuçlanmıştır.
Anahtar kelimeler: dış borca dayalı kalkınma, dünya bankası, Ithalat, kapitalist ekonomi, küresel kapitalizm, özel sektör, sermaye birikimi, üretici sermaye -
DerlemeÖz
Günümüz dünyasında demokrasi bir araç olmaktan çıkıp bir amaç olmuştur. Oysa demokrasinin temelamacı insanların daha iyi yönetildikleri, yönetime doğrudan katıldıkları ve özgürlüklerinin korunduğu bir sis- temi oluşturmak olmalıdır. Uygulamalar ne yazık ki, bunun çok uzağındadır. Burada demokrasi halk için değilsadece kurumları (siyasi partiler, sivil toplum örgütleri v.s.) ve prosedürleri için var olan bir paradigma halinedönüşmüştür. Bu paradigma bazı yanılgılara yol açabilmekte ve dünyadaki anti-demokratik yapıdaki yöne- timlerden, demokratik yönetimlere geçiş olarak değerlendirilebilmektedir. Kuşkusuz bu iddiaların muhatabıniteliğindeki ülkelerden biri Kırgızistan’dır. Sovyet sonrası dönemde Kırgızistan yönetimi liberalleşme vedemokratikleşme süreci adı altında bir takım ekonomik, siyasal ve toplumsal reformlar gerçekleştirmiştir.Bu çerçevede planlı ekonomiden piyasa ekonomisine geçilmiş, yeni Anayasa kabul edilmiş, çok partili siyasiyapılanma oluşturulmuş ve sivil toplum örgütleri desteklenmiştir. Ancak Kırgızistan’ın demokratik olmaiddiasının eleştirel bir değerlendirilmesi yapıldığında, bu ülkede gerçek halk egemenliği anlamında birdemokratik sistemin kurulamadığı görülmektedir. Üstelik Sovyet sonrası Kırgızistan yönetiminin gerçek- leştirdiği ekonomik, siyasal ve toplumsal reformlar, liberal demokrasinin bugünkü biçimlerine yönelik birdönüşümü bile ifade etmemektedir. Kırgızistan’da demokratik kurumlar ve prosedürler mevcut olmaklabirlikte, bu kurumların sistemli bir şekilde çalışmadığı, dahası iktidarın oyuncağı durumunda oldukları bilesöylenebilir. Dolayısıyla Sovyet sonrası Kırgızistan’daki ekonomik, siyasal ve toplumsal dönüşüm süreci,yeni bir demokratikleşme atılımı olmaktan çok düşük yoğunluklu demokrasi rejimi olarak tanımlanabilecekgelişmeleri ifade etmektedir.
Anahtar kelimeler: demokratik değişim, demokratikleşme, düşük yoğunluklu demokrasi, ekonomik bağımlılık, Kırgızistan, siyasi yönetim, Sosyoekonomik politikalar, toplumsal eşitsizlik -
DerlemeÖz
Bu çalışmada birey, kişi ve yurttaş olarak çağımız insanının toplumla ilgileri, politik örgütlenmeler,sivil toplum örgütleri ve demokratik kitle örgütleri bağlamında ele alınarak, örgütlenmelerin varo- luşsal köken ve dayanakları politik ve felsefî bağlamda incelenmeye çalışılacaktır. Konulaştırmanınanlaşır kılınması için, başka örnekler yanında Adorno ve Horkheimer’in örgütlenmeye bakışlarıdeğerlendirilecektir. Bu çalışmayla yapılmak istenen; toplum varlığı olarak insan, birey, kişi ve yurt- taşın örgütlenme gereksinmesinin temellerinin ne olduğunu araştırmak, bu gereksinimin hangidayanaklar üzerinde yükseldiğini, ne tür sorunlar ve sorular içerdiğini ve bunların çözümlerinin yada yanıtlarının neler olabileceğini ele almaktır.
Anahtar kelimeler: kapitalist toplum, komünizan sol, örgütlenme, özgürlük, Sivil toplum kuruluşları (stk), Sivil toplum örgütleri, siyasi muhalefet, siyasi örgütlenme -
DerlemeÖz
Bu yazı için öz bulunmuyor.
Anahtar kelimeler: demokrasi, Devlet, eleştirel inceleme, halk, kapitalizm, Neoliberalizm, özgürlük, politik felsefe
