Issue 53 · Aralık 2020
Araştırma Makalesi

Gündelik Deneyimler Üzerinden Türkiye’de Kadın Emeği ve Borçluluk

Pelin Kılınçarslan
Feminist Politika ve Kadın Emeği II · Issue 53 · Aralık 2020 · s. 39-66
Abstract

Hanehalkının kredi ve kredi kartı kullanımı son yıllarda dikkat çekici niteliktedir. Borcadayalı tüketim o denli yaygınlaşmıştır ki günümüzde pek çok aile, gündelik ihtiyaçlarınıkarşılayabilmek için krediye bağımlı hâle gelmiştir. Toplumsal yeniden üretimin artanmaliyeti özellikle düşük gelir gruplarını borçlanmaya zorlamakta ve bu süreçte kredi,neoliberal bir eşitsizlik yönetimi aracına dönüşmektedir. Finansal araçlara erişiminkolaylaşması, sosyal güvenlik sisteminin zafi eti, kamusal hizmetlerin metalaşması vederinleşen sosyoekonomik eşitsizlikler neticesinde kredi mekanizmaları, önceden kısmendevletin himayesinde olan refah uygulamalarının bir ikamesi olmaktadır. Dolayısıylahanehalkı borçluluğu, kapitalist üretim ve toplumsal yeniden üretim ilişkilerinin temelindeşekillenen, sınıf ve toplumsal cinsiyet eşitsizlikleriyle örülü, karmaşık bir meseledir. Bubağlamda, kadınların borçluluğu nasıl deneyimlendiğine bakmak ve şu soruları sormakoldukça önemlidir: Borçluluk, toplumsal yeniden üretimin belirleyici öznesi olan kadınlarınhane içinde veya dışında emeğe katılım süreçlerini nasıl etkilemektedir? Bugünü belirsizbir yarına bağlayan borçluluk durumu, kadınların gündelik hayatlarında nasıl açığaçıkmaktadır? Bu deneyimler; üretim, toplumsal yeniden üretim ve güç ilişkileri bağlamındaneye tekabül etmektedir? Bu çalışma, bahsi geçen soruları İstanbul’da borçlu hanelerdenkadınlarla yapılan görüşmelere dayanarak yanıtlamayı hedeflemek edir. 2000’li yıllarınbaşından itibaren hanehalkı borçlanma oranının altı kat arttığı, borçluların çoğunluğunualt sınıfla ın oluşturduğu ve kadın emeğinin daha yoğun baskılarla karşılaştığı Türkiye’de,kadınların deneyimlerine yer vermek özellikle önemlidir. Mülakatlar gösteriyor kiborçluluk, kadınların ücretli/ücretsiz emeğe ve enformel/formel işgücüne katılımlarınıveya katılım biçimlerini etkilemektedir. Üstelik kadınların buradan doğan deneyimleri,emek piyasasının ve sosyal politikaların cinsiyetçi yapısının yanı sıra ailedeki cinsiyet rollerive annelik ya da “ev kadınlığına” atfedilen manalar aracılığıyla şekillenmektedir. Bu noktadaborçluluk ve kadın emeği arasında iki yönlü bir ilişki ortaya çıkmaktadır: Bir taraftan borçyükü, kadın emeğinin hane içi ve emek piyasasındaki eşitsiz konumunu pekiştirirken diğertaraftan kadın emeği, borç yüküyle başa çıkabilmenin önemli bir dayanağı olmaktadır.

INSTITUTIONAL SUBSCRIPTION - For 3 Issues in Total

Praksis is published three times a year. A subscription covers the next three issues; each is posted to your address on publication.

2.000,00 TL
Subscribe