Issue 51 · Nisan 2020
Araştırma Makalesi

Kapitalist-Emperyalist Dünya Sistemi ve Çin: Çevreden Merkeze Uzun Yürüyüş mü, Engelli Koşu mu?

Onurcan Ülker
Dünya Düzeninin Eleştirel Siyasal İktisadı: Bölgeler ve Deneyimler · Issue 51 · Nisan 2020 · s. 105-140
Abstract

Çin 1970’lerin sonundan bu yana, üretici güçlerin gelişmesine yönelik aşırı bir tapınmatemelinde meşrulaştırılan, aşamalı fakat istikrarlı bir kapitalist yeniden-inşa sürecindengeçiyor. İhracat-merkezli büyüme stratejisi, 2008 krizine dek, sosyalizm-sonrası dönemin‘reformcu’ önderleri tarafından uygulamaya konulan Çin sermaye birikim modelininmerkezinde yer aldı. Ne var ki 2008’den sonra, Çin’de üretilen mallara yönelik küresel talebindüşmesi ve Çin’in ekonomik büyümesinin yavaşlaması, ÇKP’yi ‘reform ve dışa açılma’dangeri adım atmaksızın yeni bir yol izlemeye zorladı. O zamandan beri ÇKP’nin henüz1990’ların sonunda geliştirdiği ‘dışarı yönelme’ stratejisi, ‘Çin’e özgü’ sermaye birikimininomurgası hâline gelmiş durumda. Çin’in çektiği doğrudan yabancı yatırım miktarı hâlâmuazzam büyüklükte; ancak son yıllarda Çin, aynı zamanda dünyadaki ikinci büyük netsermaye ihracatçısına da dönüştü. Küresel Güney’in hammadde zengini ülkelerinde Çinetkisi gittikçe artıyor ve Çin, artık çok daha etkin bir dış politika izliyor. Bu güncel gelişmeler,Çin içinde ve dışındaki Marksist çevrelerde de, Çin’in devasa sermaye ihracının niteliğive Çin’in mevcut kapitalist-emperyalist dünya sistemi içindeki rolüne ilişkin tartışmalarıtetikliyor. Bu makalenin amacı da, Çin’in yoksul, tarıma-dayalı bir çevre ekonomisindenkapitalist (hatta kimilerine göre ‘emperyalist’) bir süper-güç konumuna ‘yükselmesi’nibaltalayabilecek yapısal sınırlılıkların bir tahlili ışığında, söz konusu tartışmalarda dilegetirilen farklı argümanların eleştirel bir değerlendirmesini sunmaktır.

INSTITUTIONAL SUBSCRIPTION - For 3 Issues in Total

Praksis is published three times a year. A subscription covers the next three issues; each is posted to your address on publication.

2.000,00 TL
Subscribe