Issue 33 · Mart 2014
Araştırma Makalesi

Kapitalist Toplumda Eğitim: Kuram ve Gerçekliğe Genel Bir Bakış

L. Işıl ÜNAL
Küresel Kapitalizmin Kıskacında Eğitim · Issue 33 · Mart 2014 · s. 9-27
Abstract

Bugün küresel kapitalizmin isterleri doğrultusunda yeniden yapılan(dırıl)makta olan modern eğitim kurumunun, tarihsel olarak modernleşme/sanayileşme sürecinde ortaya çıkan toplumsal ihtiyaçları karşılamak üzere oluşturulduğunu belirtmek mümkündür. Bilginin ve eğitimin metalaşma/sermayeleşme süreci küresel kapitalizmle birlikte ivme kazanmış, piyasa işleyişini düzenleyen kural ve ilkeler, bilgiyle (ve eğitimle) ilgili tüm toplumsal süreçlerde egemen olmaya başlamıştır. Küresel kapitalizmle birlikte eğitim sisteminde gerçekleştirilen düzenlemeler, bir yandan eğitime ayrılan kamu kaynaklarının azaltılması, özelleştirme ve özel öğretim kurumlarının yaygınlaştırılmasını içerirken, diğer yandan yükseköğretime geçişin rasyonalizasyonu, okullarla piyasa arasındaki bağın güçlendirilmesi, teknolojik yenileşmenin hızla eğitime aktarılması ve eğitim sisteminin ve eğitim yönetiminin yeniden yapılanması gibi düzenlemeleri kapsar. Bu düzenlemelerin öğrenciye ve okula yansımaları farklılaşmaktadır. Küresel kapitalizmin hızlandırdığı kentleşme süreciyle birlikte kentin farklı mekânlarında yoğunlaşarak birbirinden kopmuş olan farklı toplumsal ve kültürel kesimlerin eğitime erişimleri ve erişilen eğitimin niteliği farklılaşmaktadır. Bu kesimlerin eğitime yükledikleri anlam ve değer değişirken, aynı zamanda bilgiyle ve eğitimle ilişkileri de yeniden biçimlenmiştir. Eğitimdeki toplumsal ayrışma sürecinin en temel mekanizmaları ise okulun içinde işlemektedir ve en fazla sınıf ve etnisite farklılıklarıyla ilişkilendirilmektedir. Bu anlamda eğitimsel eşitsizlikleri, okul terklerini, okul başarısızlıklarını anlamak için öğrencilerin sınıfsal ve kültürel kimliklerinin analizi önem kazanmaktadır. Toplumsal bir gerçeklik olarak eğitimin çelişkili ve çatışmalı bir karaktere sahip olduğunu kabul ederek bunu ortaya koymak, eleştirel analiz için bir hareket noktası oluşturur. Okula atfedilen "görece özerklik", yani okulun basitçe bir "toplumsallaştırma" aracı olmayıp, aynı zamanda eğitim bileşenlerinin yetkilendirilmesini/güçlendirilmesini ve kendi kendilerini dönüştürmelerini mümkün kılan bir çelişki ve çatışma alanı olarak görülmesi, eşitlikçi ve özgürleştirici bir eğitim için mücadelenin temel dayanağıdır.

INSTITUTIONAL SUBSCRIPTION - For 3 Issues in Total

Praksis is published three times a year. A subscription covers the next three issues; each is posted to your address on publication.

2.000,00 TL
Subscribe