Katalizatör Olarak Virüs: Türkiye’de Hegemonya Mücadeleleri
Türkiye’deki Koronavirüs Salgını, AKP liderliğindeki rejimin zaten var olan hegemonik krizini daha da derinleştirdi. Haziran 2013’e kadar uzanan bu süreçte AKP, ittifak ettiği yapıları değiştirerek ve otoriter bir saldırı başlatarak yeni bir milliyetçi uzlaşıyı tercih etti ve başat siyasi konumunu koruyabildi. Ancak siyasi istikrar sağlanamadı. 2019’daki yerel seçimler ve özellikle İstanbul’da tekrarlanan yerel seçimler, toplumsal rızada büyük bir değişim yaşandığını ve bunun radikalleşebileceğini göstermiştir. Makalede, AKP döneminin ve 2013’ten bu yana yaşanan hegemonik krizin bir analizi yapılacaktır. 2013’ü takip eden otoriter konsolidasyon süreci ve bu sürecin krizi, 2019 yerel seçimleri ve Koronavirüs pandemisi (2020- 22) özelinde analiz edilecektir. Bu sürecin ve onun 2019-2022 dönemindeki şiddetlenişinin, AKP’nin kısa vadeli siyasi hedefleri ve bazı sermaye grupları için ekonomik hayatta kalma arzusu doğrultusunda, neoliberal ekonomi politikalarının kademeli olarak aşınmasına yol açtığı iddia edilecektir. Öte yandan, siyasi sistem giderek daha fazla polikratik ve desizyonist hale gelmiştir. Sonuç olarak, neoliberal erozyona ve otoriter konsolidasyona karşı toplumsal muhalefetin güçlü olmakla birlikte atomize olmuş durumda olduğu tespit edilecektir. Ana burjuva muhalefet bloğunun ise, otoriterliğin ehlileştirilmiş unsurlarıyla neoliberalizmin kontrollü bir restorasyonunu sağlamak için toplumsal muhalefete ait potansiyeli pasifize etmeyi amaçladığı iddia edilecektir.
Keywords: desizyo- nizm, hegemonya mücadeleleri, neoliberal erozyon, Otoriter konsolidasyon, polikrasi, toplumsal muhalefet